Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Moskova’da Rus mevkidaşı Lavrov ile basın toplantısı düzenledi.
Bakan Fidan’ın ifadeleri şu şekilde:
Yaklaşık 1 yıllık aranın ardından tekrar Moskova’da bulunmaktan mutluluk duymaktayım. Kendisiyle son olarak Antalya’da görüşmüştük. Sürekli olarak telefonda görüşmekteyiz.
Bugün Sayın Lavrov ile birçok başlığı masaya yatırdık. Türkiye–Rusya ilişkileri köklü bir tarihselliğe ve karşılıklı güvene dayanmaktadır. İkili işbirliğimiz olumlu seviyede devam etmektedir.
5. yılına giren savaşın barışçıl yollarla sonlanması yönündeki arzularımızı ilettik. Ülkemizin temel önceliği tarafların masaya dönmesidir. Savaşta son dönemde görülen tırmanma ciddi şekilde risk teşkil etmektedir. Müzakerelere ev sahipliği yapma arzumuzu ilettim.
ABD–İran arasında varılan mutabakatı, çatışmanın kırılması açısından son derece kritik bir eşik olarak görüyorum. Cumhurbaşkanımızın da vurguladığı üzere, bölgemize nefes aldıran bu adımın kalıcı hale gelmesi en büyük temennimizdir. Nihai imzalar atılana kadar hassas süreci zehirleyecek söylemlerden ve İsrail’in sabotajlarından kaçınılması elzemdir.

‘HÜRMÜZ BOĞAZI TÜM GEMİLERE AÇIK OLMALI’
Siyasi iradeyi son derece önemli buluyoruz. Pakistan’ın arabuluculuk faaliyetlerini de değerli görüyoruz. Hürmüz Boğazı’nın savaş öncesinde olduğu gibi tüm gemilere açık tutulması, küresel enerji akışı ve uluslararası ticaret bakımından büyük önem taşımaktadır. Türkiye bu doğrultuda çalışmalarını sürdürmektedir.
AZERBAYCAN – ERMENİSTAN ARASINDAKİ BARIŞ SÜRECİ
Azerbaycan ve Ermenistan arasındaki barış ve normalleşme sürecinde kat edilen mesafeden memnunuz. Bölgede fiilen temsil edilen barış artık fiilen görülmektedir.
FİLİSTİN MESELESİ
Filistin meselesi bölgedeki tüm ihtilafların merkezinde bulunmaktadır. Gazze’de ateşkesin korunması ve insani yardımlara kesintisiz erişimin sağlanması için diplomatik girişimlere katkı sağlamaktayız.
İsrail’in yıkıcı eylemlerinin, Gazze’deki ateşkes ihlallerinin, Batı Şeria’daki yerleşimci şiddetinin ve Kudüs’teki provokasyonlarının önlenmesi gerektiği ortadadır.
İsrail’in Lübnan ve Suriye’ye yönelik saldırıları ve işgalleri de bu ülkeleri zayıflatma ve bölgeyi istikrarsızlaştırma politikasının devamı niteliğindedir.

‘HANGİ NEDENDEN OLURSA OLSUN SİVİLLERİN HEDEF ALINMASINI TASVİP ETMEDİK’
Etrafımızda yıllardır çok sayıda savaş ve çatışma yaşanmaktadır. Bunların durdurulması için elimizden geleni yapıyoruz. Bir konuya ise çok dikkat ediyoruz.
Hangi nedenle çıkarsa çıksın, sivillerin hedef alınmasını hiçbir zaman tasvip etmedik ve baştan sona kınadık.
Burada baştan beri tüm aktörlerin, hemen hemen hepsinin bu barışa bir an önce ulaşılması yönünde yalnızca arzusu değil, aynı zamanda baskısı vardı. Açık ve kapalı baskılar söz konusuydu.
Bu sadece İran–ABD arasında bir konu değil, tüm dünyanın meselesi haline geldi. Enerji fiyatlarının etkilenmesiyle ciddi bir fiyat artışı yaşandı.
‘İSRAİL’İN TAVIRLARI DÜNYANIN SORUNUDUR’
Bizim muhatap olduğumuz tüm devletler bize destek verdi. Biz elimizden gelen her şeyi yaptık. İsrail’in sabote edici bir rolü olabilir mi? Olabilir. İsrail’in tavırları tüm dünyanın sorunudur. İlk defa, tüm dünyada İsrail’in oluşturduğu yanılsamanın dağılmasına yönelik bir anlayış birliği oluşmaktadır. Bunun bir eylem birliğine dönüşmesi gerekmektedir.
İsrail’in, dünyanın kendisine karşı diplomatik baskı oluşturduğunu gördüğü anda adım atması söz konusu değildir. Tüm dünyanın İsrail yanlış adım attığında gerekli cevabı vermesi gerekir. Bu gerçekleştiği zaman İsrail’in adım atması mümkün değildir.
Türkiye, bölgesinin güçlü bir ülkesidir. Alacağı tutum her türlü dengede fark yaratabilecek niteliktedir. İran konusunda yürüttüğümüz çabalar yalnızca bireysel girişimlerden ibaret olmamış, aynı zamanda diğer ortaklarımızın ve kardeş ülkelerimizin de harekete geçmesini sağlamıştır.
Çok detaya girmek istemiyorum. İnişler ve çıkışlar yaşandı. Gece gündüz Pakistan, İran, ABD ve Katar ile iletişim halindeydik. Bölgedeki genel arzu, bölge liderlerinin Sayın Trump ile gerçekleştirdiği telekonferansın önemli bir dönüm noktası olmasıdır. Çünkü bölge ülkeleri artık ortak tutumumuzu ifade etme konusunda bir refleks geliştirmiştir. Bunu Gazze barış planından önce ortaya koyduk.
‘HERKESİN ÇIKARINI GÖZETEN BİR DÜZEN TESİS EDİLMELİDİR’
Umudumuz, herhangi bir sabotajın etkisi altında kalmadan müzakerelerin nihayete ermesi ve bölgede bir barış ikliminin oluşmasıdır. Peki savaş sonrası nasıl bir düzen olmalı? Bu konuda bölge ülkeleriyle bir araya gelinerek herkesin çıkarını gözeten bir bölgesel düzenin tesis edilmesi gerekmektedir. Sadece bir vizyona ihtiyaç vardır; Türkiye de bunu yapmaya muktedirdir.
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov: Türkiye, Ukrayna çözüm sürecine yaptığı katkılara minnettarız. Sorunun köklü nedenlerinin ortadan kaldırılması gerekiyor.
Uçak tuvaletinde bulundu, 17 milyon TL değerinde! ‘Sahipsiz eşya olarak el konuldu’
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Moskova’da Rus mevkidaşı Lavrov ile bir araya geldi






