Eskiden utanılacak bir şey olarak görülen ikinci el kıyafet giymek günümüzde övünülecek bir şey haline geldi. Z kuşağı aradığı her şeyi ikinci el satan internet sitelerinden, mobil uygulamalardan ya da sayıları giderek artan dükkanlardan (haberin sonuna bir liste bıraktım) bulabiliyor. Peki genç kuşağın ikinci ele yönelmesinin sebepleri neler?
Genç kuşak neden ikinci ele yöneldi?
Çevreyi koruyan, çevresel atığı azaltmak isteyen, yani sürdürülebilir moda talep eden bir Z kuşağı ile karşı karşıyayız. Artan yaşam maliyeti nedeniyle yeni kıyafetlere, takılara, çantalara ulaşamayan bilinçli Z kuşağı için ikinci el lüks moda sadece ekonomik değil, aynı zamanda değer temelli bir tercih haline gelmiş durumda. Gençler, karbon ayak izlerini azaltmak gerektiğini anlamış durumda. Yani sürdürülebilirlik onlar için sadece bir trend değil, kabul görmüş bir sosyal sorumluluk biçimi. Hızlı moda endüstrisi; kötü çalışma koşulları, düşük ücretler ve çevre kirliliği nedeniyle uzun süredir eleştiriliyor. İkinci el yani vintage trendi, yaşananlara Z kuşağının bilinçli bir tepkisi denebilir. Gençlerin tüketim alışkanlıklarını ölçen Pion’un son çıkardığı rapora göre gençlerin %66’sı artık ikinci el alışverişi tercih ediyor. %83’ünün de geçen yıl bilinçli bir şekilde gereksiz harcamalarını azalttığı ortaya çıkmış.
Döngüsel ekonomi nedir?
Moda endüstrisinde döngüsel ekonomi; ekonomik büyümeyi çevresel sürdürülebilirlikle uyumlu hale getirmek demek. Al, giy ve at döngüsüyle tarif edilen geleneksel modelin aksine döngüsel ekonomi atık ve kirliliği en aza indirmeye, tüketim çılgınlığını frenlemeye, ürün ve malzemelerin tekrar tekrar elden ele dolaşmasına olanak sağlıyor.
Üretim için çok fazla enerji ve su gerektirmesi, çevreye olumsuz etkileriyle bilinen tekstil ve konfeksiyon endüstrisi için sürdürülebilir uygulamaları benimsemek önemli. Çünkü tekstil endüstrisinin her yıl dünya çapında 92 milyon ton atık bıraktığı ve dünya sera gazı emisyonunun yaklaşık %10’una sebep olduğu tahmin ediliyor. Örneğin İtalya’da 2030 yılına kadar tekstil atığının %63 artacağı öngörülüyor. Tüm bunlar acilen daha sürdürülebilir uygulamalara ihtiyaç olduğunu düşündürüyor.
Sizin de gardrobunuzda yıllardır giyilmeyen kıyafetler yok mu?
İhtiyacımızdan fazlasına sahibiz. Bu bir gerçek. Bu yüzden satın aldığımız giysileri yeterince kullanamıyoruz. Yani aldıklarımız eskimiyor. Sınırlı kullanımdan sonra nasıl kurtulacağımızı düşünüyoruz. Döngüsel ekonomi ilkelerine dayanan sürdürülebilir bir yaklaşım bu sektör için çok önemli. Döngüsel moda, giysilerin yeniden kullanımı ve geri dönüşümünü savunan bir düşünce. Tüketicileri geri dönüşüm konusunda bilinçlendirmek, sürdürülemez alışkanlıkları azaltmak önemli. Bu anlamda ikinci el giysiler yeni bir üretim gerektirmedikleri ve döngüsel ekonomi sistemine hemen katılabildikleri için öne çıkıyorlar. Bu da tekstil dünyasının ekolojik ve sosyal zararlarını önemli ölçüde azaltıyor. Ayrıca tüketici daha düşük maliyetlerle istediği kıyafete de kavuşuyor.
Z kuşağındaki vintage takıntısı nedir?
Bu kuşak vintage dedikleri eski giysilere adeta takıntılı. Özel kıyafetler aramak en sevdikleri hobi. Yeni koleksiyonlara odaklanmak yerine özellikle ikinci el parçalar arıyorlar. Ve çoğunu da internette buluyorlar. Adına da dijital hazine avı demişler. Tanımı gereği, vintage bir giysinin en az 20 yıllık olması gerekir. Ancak çevrimiçi ortamda durum böyle değil. Bir giysinin ya da ayakkabının vintage olması için 20 yıl geçmesine gerek yok. Vintage hashtagi, eski ya da yeni fark etmez, genel anlamda ikinci el ürünleri kapsıyor ve genellikle yüksek bir fiyatla ilişkilendiriliyor.
Bireysel tarzlarını bulmakta zorlanıyorlar
Küreselleşme sayesinde Z kuşağı önceki nesillere göre çok daha geniş moda seçeneğine sahip. Bu da kendi bireysel tarzlarını bulmayı zorlaştırıyor. Çünkü tüm trendlerin gerçek zamanlı olarak ortaya çıktığı dijital bir çağda yaşıyoruz. Herkes aynı dizileri ve filmleri izliyor, herkes en popüler mekanları merak ediyor, instagramda gözümüze sokulan benzer şeyleri beğeniyor ve aynı ilhamları alıyoruz.





