theme-sticky-logo-alt
İmzalar dijital ortamda atıldı
Haziran 16, 2026
0 Görünümler

İmzalar dijital ortamda atıldı

ABD Başkanı Donald Trump, Fransa’da G-7 zirvesinde konuştu. İran’la dijital ortamda bir çok anlaşma imzaladıklarını ifade eden Trump, “Hürmüz’de gemiler geçmeye başladı. Hürmüz, cuma günü komple açılacak. Bölgedeki mayınların büyük bölümü etkisiz hale getirilecek. İran’la iyi ilişkiler içindeyiz. Yeni İran yöneticileri çok güçlü kişiler. Petrol fiyatları düşüyor. Borsa roket gibi yükseliyor.” dedi. İran’ın nükleer silahlara... daha fazla oku

ABD Başkanı Donald Trump, Fransa’da G-7 zirvesinde konuştu. İran’la dijital ortamda bir çok anlaşma imzaladıklarını ifade eden Trump, “Hürmüz’de gemiler geçmeye başladı. Hürmüz, cuma günü komple açılacak. Bölgedeki mayınların büyük bölümü etkisiz hale getirilecek. İran’la iyi ilişkiler içindeyiz. Yeni İran yöneticileri çok güçlü kişiler. Petrol fiyatları düşüyor. Borsa roket gibi yükseliyor.” dedi.

İran’ın nükleer silahlara erişemeyeceğini de vurgulayan Trump, “Nükleer siahları olmayacak. Bu bizim için çok önemliydi. Anlaşması dünyaya büyük bir başarı sağlayacak. Petrol fiyatlarını hallettik. Beyaz Saray tarihinin en önemli günlerinden birini yaşadık. JD Vance cuma günü anlaşma için gidecek. Belki ben de katılabilirim. Lübnan meselesini de çözebilecek miyiz, bunu göreceğiz. İran’ın yapması gerekenler var. Sonra yaptırımlar hafifler. Bu mevzuyu kapattıktan sonra Rusya-Ukrayna savaşıyla ilgilenebiliriz” diye konuştu.

Öte yandan Beyaz Saray’dan yapılan açıklamada ise “İran’a para ödenmedi. Ancak İran’ın yeniden inşası için 300 milyar dolarlık fon masada. İsrail’in Lübnan’dan çekilmesi anlaşmada yok. Lübnan’daki barış iki tarafın tutumuna bağlı. Hürmüz’de geçiş ücreti olmayacak. Bu nihai anlaşmanın metninde de olacak. İran taahhütlerini yerine getirdikçe, ABD de taahhütlerini yerine getirecek. ABD ordusu bölgede kalacak. Nihai anlaşma imzalanırsa çekilecek. 24-48 saat arasında tüm metin paylaşılacak” ifadeleri kullanıldı.

Pezeşkiyan: Gurur verici

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn ile İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, telefon görüşmesinde bölgedeki son gelişmeleri ve İran ile ABD arasında sağlanan mutabakatı ele aldı. Lübnan Cumhurbaşkanlığı’ndan yapılan yazılı açıklamada, Avn, İran ile ABD arasında sağlanan mutabakatı memnuniyetle karşıladığını belirterek, bunun bölgedeki gerilimin azaltılmasına katkı sağlamasını ve güvenlik ile istikrarı güçlendirecek diplomatik çözümlerin önünü açmasını temenni etti. İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ise sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada,”Mutabakatın tüm hükümleri doğru şekilde uygulanırsa, ülke için gurur verici bir belge olarak değerlendirilebilir” ifadelerini kullandı. Üst düzey ABD’li bir yetkili de, İran’la mutabakat zaptının ABD adına Başkan Donald Trump, Başkan Yardımcısı JD Vance ve İran tarafında ise Meclis Bakanı Muhammed Bakır Kalibaf tarafından imzalandığını açıkladı. Öte yandan İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, İran’a saldırıların hedeflerine ulaşılamadığı eleştirilerine karşı Tahran yönetiminin devrilmesini savaş hedefi olarak belirlemediğini iddia etti. Netanyahu, ABD-İran mutabakatının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladığı ilk açıklamasında, kendisinin İsrail Başbakanı olduğu sürece İran’ın nükleer silaha sahip olamayacağını ileri sürdü.

Ben-Gvir’den parmak izi istendi

İsrail’in Kanal 13 televizyonunun haberinde, İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir’den özel bir etkinlik ve diplomatik toplantı için ilerleyen günlerde ABD’yi ziyaret etmesinin beklendiği aktarıldı. en-Gvir’in diğer bakanlar gibi diplomatik vize alma hakkı olduğu belirtilen haberde, buna karşın “alışılmadık” bir prosedür uygulanarak İsrailli aşırı sağcı Bakan’dan parmak izi vermesinin istendiği paylaşıldı.

İsrail’de hüsran!

ABD’nin İran ile vardığı mutabakat, özellikle Lübnan ve Hizbullah konusu sebebiyle İsrail tarafından tepki çekti, derin bir “hüsran” yarattı. Aşırı sağcı İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, mutabakatın İsrail’i bağlamadığını savunarak, Hizbullah’a karşı operasyonların sürdürülmesi gerektiğini söyledi, “İsrail, ABD’nin bir sömürgesi değil” ifadelerini kullandı.

Mutabakatın İsrail’in güvenliğini garanti altına almadığını iddia eden Ben-Gvir, Hizbullah’ın tamamen dağıtılmasından daha düşük hedeflerin kabul edilmemesi gerektiğini savundu. Maliye Bakanı Bezalel Smotrich “İran’la yapılan anlaşma İsrail ve tüm özgür dünya için kötüdür. Nokta…” ifadelerini kullanırken, İran’ın nükleer silah elde etmesini engellemek için İsrail’in savaşı kendisinin yürütmeye devam etmesi gerekeceğini ima etti.

Savunma Bakanı Israel Katz da, varılan mutabakata rağmen İsrail ordusunun Lübnan’ın güneyinde işgal altında tuttuğu bölgelerden çekilmeyeceğini ve askeri varlığını ucu açık bir şekilde sürdüreceğini söyledi.

Netanyahu hedefte

Demokratlar Partisi lideri Yair Golan ise, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’yu, tatmin edici bulmadığı bir anlaşmaya boyun eğdiği için eleştirdi, onun “İsrailli pilotların cesareti ve savaşçıların kanıyla elde edilen askeri başarıların silinmesine seyirci kaldığını” söyledi.

Golan, “Netanyahu Hamas için iyidir. Netanyahu İran için iyidir. Netanyahu Hizbullah için iyidir. Netanyahu İsrail için iyi değildir” ifadelerini kullanırken, ABD Başkanı’nı da hedefe aldı, “Trump, Ayetullahların rejimine milyarlarca dolarlık kaynak aktaran, nükleer altyapıyı olduğu gibi bırakan, balistik tehdidi çözümsüz bırakan ve Tahran’daki katil rejime bir can simidi uzatan bir anlaşmayı imzalıyor” dedi.

Eski başbakanlardan Naftali Bennett, anlaşmanın “İsrail’in güvenliği açısından tehlikeli bir dönemeç” olduğunu söylerken, sol eğilimli Demokratlar Partisi lideri Yair Golan ise Trump’ın İran rejimi ile mutabakatının “İsrail’in askeri kazanımlarını fiilen silip süpürdüğünü” öne sürdü.

Golan, “Bir kalem darbesiyle, pilotlarımızın cesareti ve askerlerimizin fedakarlığı ile elde edilen devasa askeri kazanımlar silinip kenara atılırken Netanyahu bir kenarda zayıf, hasta, yalnız ve etkisiz kaldı” eleştirisini yaptı.

Soru işaretleri

ABD ile İran arasında mutabakat sağlandığı duyurulsa da Lübnan’daki ateşkes ve Hürmüz Boğazı’ndan geçişler başta olmak üzere bazı konularda taraflardan gelen farklı açıklamalar nedeniyle belirsizlikler sürüyor.

Bununla birlikte basında yer alan anlaşma maddeleriyle ilgili soru işaretleri de mevcut. ABD Başkanı Trump ve İranlı yetkililer, önceki gün yaptıkları açıklamalarda, iki ülke arasında mutabakata varıldığını ve mutabakat zaptının 19 Haziran’da İsviçre’de imzalanacağını bildirmişti.

14 madde paylaşıldı

Resmi olarak mutabakatta yer alan maddeler duyurulmasa da İran basını “14 maddelik mutabakat taslağı” olduğu söylenen bir metni paylaştı.

İran’ın yarı resmi devlet haber ajansı Mehr’e göre anlaşmanın maddeleri şu şekilde: Lübnan da dahil olmak üzere tüm cephelerde kalıcı bir ateşkes, ABD’nin İran’ın iç işlerine karışmama taahhüdü, ABD’nin deniz ablukasının 30 gün içinde kaldırılması, ABD’nin İran’dan askerlerini çekmesi, Hürmüz Boğazı’nın “İran’ın düzenlemeleri çerçevesinde” 30 gün içinde yeniden açılması, ABD ve müttefiklerinin, İran için en az 300 milyar dolar değerinde yeniden inşa planları sunması, İran petrolü ve enerji ürünlerine yönelik yaptırımların kaldırılması, İran’ın nükleer silah üretmeme taahhüdünün yinelenmesi, ABD’nin bölgedeki asker sayısını artırmayacağına ve yeni yaptırımlar uygulamayacağına dair taahhüdü.

Bu maddelerden bazıları tartışma yarattı. Bunlardan ilki Hürmüz’un durumuyla ilgili. İran basınında yer alan haberlerde, mutabakatta Hürmüz Boğazı üzerindeki İran-Umman egemenliğinin açık ve kesin şekilde ifade edildiği ileri sürüldü. Yeni metinde, Hürmüz Boğazı’ndaki denizcilik hizmetlerinin gelecekteki yönetiminin İran ve Umman tarafından belirleneceğine dair ifadelerin yer aldığı iddia edildi.

Nükleer program!

Bir diğer tartışmalı konu ise İran’ın nükleer programı. ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, pazar akşamı Fox News’e verdiği röportajda, İran’ın hiçbir zaman nükleer silaha sahip olmamasının “bu anlaşmanın bir parçası” olduğunu ve ABD’nin buna uyulduğunu doğrulayabileceğini söyledi.

Ancak zenginleştirme üzerindeki kısıtlamaların ne olacağı ve İran’ın şu anda sahip olduğu yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyum stokuna ne olacağı gibi kritik konularda sorular hâlâ devam ediyor. Vance, İran ile varılan mutabakatın nihai metninin bu hafta içerisinde yayımlanmasını umduklarını belirtirken, müzakerelerde Tahran’ın hangi alanlarda taviz vermeye hazır olduğunun önümüzdeki süreçte netleşeceğini ifade ederek, “Hala çözülmesi gereken çok sayıda detay var” dedi.

İran’ın dondurulmuş varlıkları ve tazminat konuları da doğrulamaya muhtaç. Zira ABD tarafında bu maddeleri doğrulayan veya yalanlayan bir açıklamaya henüz rastlanmadı. Bir diğer tartışma ise İran’ın vekil güçleriyle ilgili. İran’ın bölgedeki vekil güçleri ve füze programı da hala belirsizliğini koruyan konular arasında yer alıyor.

15 49.0138 8.38624 arrow 0 arrow 0 4000 1 0 horizontal https://selcukilkhaber.com.tr 250 0 1